Ekonomi

Yataş ’24 saat ışığı sönmeyen’ şirketlerden olmayı hedefliyor

İSTANBUL – Elif Ferhan Yeşilyurt

Kayseri’de sünger üreterek başladığı faaliyetlerini çeşitlendirerek dünya markası haline gelen ve ürünlerini 49 ülkeye ihraç eden Yataş, “24 saat ışığı sönmeyenşirketler arasına girmeyi hedefliyor.

Yataş, 1977’de Kayseri’de sünger üretimiyle faaliyetlerine başladı. Daha sonra yatak, yorgan ve mobilyayla üretimini çeşitlendiren firma, dünya genelinde milyonlarca eve girdi.

1996’da halka açılarak kendi sektöründe ilke imza atan Yataş, dış pazarlara da açılarak 49 ülkeye ihracat yapabilen konuma geldi.

ABD’den Almanya’ya, Libya’dan Gürcistan’a, İran’dan Azerbaycan’a, Maldivler’den Rusya’ya kadar farklı ülkelere ve coğrafyaya ürünlerini göndermeyi başaran şirket, Avrupa ve Amerika’da dünyaca ünlü markaların adı altında satılmaya başlandı.

Gelecek yıl toplam ciro hedefini 1,2 milyar lira olarak belirleyen Yataş, yurt içinde 110, yurt dışında ise 41 mağaza daha açmayı planlıyor. Firma, 2016 yılında 41,5 milyon liraya ulaştırdığı ihracat rakamında bu yıl yüzde 35 civarında artış öngörüyor.

Şirket, halen 92 bin metrekare kapalı, 160 bin metrekare açık alanı bulunan Kayseri ve Ankara’daki fabrikaları, bin 400’ü aşkın çalışanı ve 400’ü aşkın satış noktasıyla hizmet veriyor.

“Her sene kendimizle rekabet ettik”

Yataş Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Altop, AA muhabirine firmanın 41 yıllık hikayesini anlattı.

Askerliği sırasında, 1974 yılında, kardeşlerinin ve teyze çocuklarının, Kayseri’de 2 bin metrekarelik bir bina yaptıklarını ve burada ne üretebilecekleri konusunda kendisinden araştırma yapmasını istediklerini anlatan Altop, o zamanki şartlarda bütün poliüretan sünger üreticilerinin İstanbul’da toplanmasının ve buradan Anadolu’ya yüklü miktarda sünger sevkıyatı yapılmasının bu alanda karar kılmalarını sağladığını bildirdi.

Altop, 1975’te fizibilite raporu hazırlayarak Türkiye Sınai Kalkınma Bankasına yaptıkları müracaatın kabul edildiğini ve kredi imkanı sağlandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bankanın o gün sağladığı imkanların bizim bugünlere gelmemizde çok büyük katkısı vardır. Süngerden hareketle ilk şirketimizi 1977’de Süntaş olarak kurduk. Kıbrıs Barış Harekatı ile başlatılan ekonomik ambargo o dönem de devam ediyordu. Bu nedenle transferler yapılamıyor, dışarıdan ham madde alınamıyordu. Hükümet, firma başına çok az döviz imkanı tanıyordu. Sağlanan mali imkanla alınacak hammadde miktarı, kurduğumuz fabrikanın kapasitesini doldurmuyordu. Ciroyu artırmak için o zaman ortaklarımıza daha kaliteli sünger yatak yapma teklifinde bulundum. Hareket fikrimiz şuydu: 1 metreküp süngerden 5 tane yatak çıkıyor. Yatak başına 200 lira kar koysak 2 bin lira yapıyor. 2 bin lirayı ben süngeri sünger olarak satma yerine, bir kısmını yatağa tahvil ettiğimde metreküpte 2 bin lira daha fazla para kazanıyorum. O yüzden sünger yatak üretimine girdik.”

Sünger yatağın, yaylı yatağa nazaran ucuz olmasıyla köylere kadar girdiğini anlatan Altop, “1980’li yıllara geldiğimizde döviz imkanları artırıldı. Temmuz 1980’den itibaren Turgut Özal’ın kambiyo rejimini değiştirmesiyle ithalatın önü açıldı ve bu sefer sünger yatak fiyatıyla yaylı yatak fiyatı aynı seviyeye gelince 1983’te yaylı yatağa girdik. Bu sefer yatağımızın adını Yataş koymuştuk. 1987’ye geldiğimizde yorganı da ekleyince dedik ki, ‘Müstakil bir şirket kuralım.’ O kuracağımız şirket Yataş AŞ oldu. Kolay söylendiği için halka çok pratik geldi. Her sene kendimizle rekabet ederek iyinin iyisini üretmekle fark yaratmaya başladık.” dedi.

“Sektörümüzde ilk ihracatı başlatan biz olduk”

Altop, Türkiye’de o yıllarda devalüasyona gidilmesi üzerine ihracata yöneldiklerini vurgulayarak, “Sektörümüzde ilk ihracatı başlatan biz olduk. Ben Hollanda’ya ürün satmaya başladım. Yorganı, arkasından yatağı devreye soktum. Almanya’da 200’e yakın şubesi olan Karstadt şirketine yorgan verdim.” diye konuştu.

İlerleyen yıllarda ihracatlarını artırdıklarını dile getiren Altop, Türkiye içinde ve dışında kaliteli ürün üreten, güvenilir firma imajını üst düzeyde tutan bir firmaya sahip olduklarının altını çizdi.

Altop, “Bizim bugünkü noktalara gelişimizde, vaktiyle seçtiğimiz Amerikan teknolojisini devam ettirmemiz ve müşteri memnuniyetini her şeyin önünde tutmamızın katkısı vardır. Kısa vadeli düşünmedik. Yenilikçi hüviyetimiz ve kalitemizle 41 yılda bugünkü seviyemize ulaştık.” değerlendirmesinde bulundu.

Yurt dışında iş yapan firmaların ürünleri zamanında teslim etmesinin önemine işaret eden Altop, bu ciddiyetin Türk ekonomisine yerleşmesi gerektiğini söyledi.

Altop, 29 ülkede 52 Enza Home ve Yataş Bedding tabelalı konsept mağazalarının bulunduğunu belirterek, “2021 yılına kadar yurt dışındaki yapılanmamızın 200 mağazanın üstüne çıkmasını hedefliyoruz. Halihazırda Çin’de varız. Malımıza, fiyatımıza, Çin’deki o fiyatla rekabet edebileceğimize güvenerek bu ülkede adım attık. 4 mağazamız faaliyette.” ifadelerini kullandı.

“En büyük hedefimiz ciromuzu artırmak”

En büyük hedeflerinin cirolarını artırmak olduğunu vurgulayan Altop, şöyle konuştu:

“İkinci hedefimiz Türkiye’de işsizliğin azaltılmasına yardımda bulunmak, istihdam hacmimizi artırmak. Bugün için direkt bizimle, bayilerimizde, mağazalarımızda çalışan, bize ham madde, girdi temin edip onların üretimini yapan firmalardaki istihdamı düşündüğümüzde 5-6 bin kişilik bir ordunun istihdam imkanı elde etmesine katkıda bulunuyoruz.”

Kaliteli ürünler üreterek cirolarını her yıl yüzde 50 civarında artırdıklarını belirten Altop, bu yılı yüzde 60’ın üzerinde ciro artışıyla kapatmayı hedeflediklerini, 2023 yılına kadar da cirolarını 2 milyar liraya yükseltmek için gayret göstereceklerini bildirdi.

Altop, her sene yurt içinde bayi sayılarını artırmaları sonucu bu seviyeye geldiklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Yurt dışında da mağazalaşmak suretiyle dünyada 24 saat ışığı sönmeyen şirketler arasına katılmayı hedefliyoruz. Firmamızla gurur duyuyorum, firmamızın geleceğine inanıyorum ve bu sektördeki potansiyelin de devam edeceğinden umutluyum. Tasarımcılarımız ve Ar-Ge çalışanlarımız çok yoğun bir çalışma içindeler. Yurt dışındaki gelişmeleri de izleyerek sektörünüzde fark yaratmak böyle mümkün olur. Biz 41 yıldır bu farkı yaratarak geldik, bundan sonra da bu özelliğimizi kaybetmemek için Ar-Ge’ye daha fazla önem vererek ilerleyeceğimizi söylemek isterim.”

Yukarı